Elveda SSK Diğer yazılara ulaşmak için buraya tıklayın...
Mezariniza çis yapicam!
Ferhan Sensoy yeni kitabi "Elveda SSK" ile yine çok tartisilacak.
Ferhan Sensoy ilk kez erotik bir roman yazdi. SSK üzerinden sistem elestirisi de yapan kitabin alt basligi ise "Mezarlariniza Çis Yapacagim." Sensoy "Fransizca yazsam kitabin adi kesinlikle bu olurdu" diyor. Sanatçi entelektüellerin kendisini edebiyat dünyasindan saymamasindan da yakiniyor.
******
Ferhan Sensoy'dan ilk erotik roman
Ferhan Sensoy ilk defa erotik bir roman yazdi. Kitabin tek özelligi erotik olmasi degil. Roman SSK nezdinde siki bir sistem elestirisi yapiyor. Kitabin adi "Elveda SSK" alt basligi ise "Mezarlariniza Çis Yapacagim". Sensoy'un Bogaz'a karsi iserken verdigi poz ve bu kitap çok tartisilacak.
Kitabini okudum ve acaba bize böyle bir poz verir mi dedim: Bogaz'a karsi iserken! Evet böyle düsündüm, çünkü kitabin üst basligi "Elveda SSK", alt basligi ise "Mezarlariniza Çis Yapacagim". Böyle Picassovari bir pozu da zaten Türkiye'de verse verse Ferhan Sensoy verir, yoksa yaniliyor muyum? Hayir yanilmiyorum. Kafamdakini anlattim, bu kitaba böyle bir poz gerekir, dedim veeee Sinan Akyüz sayfalarda gördügünüz fotograflari çekti. Simdi habere böyle poz olur mu diyenler, Sensoy'u elestirenler, bize kizanlar çikacaktir elbette. Ama romani okuduktan sonra bize hak vereceklerini saniyorum. Evet biraz terbiyesiz bir is yaptik. Kabul ediyoruz. Ama Sensoy'un SSK'yi fena sekilde elestirdigi, aslinda sadece SSK da degil, feci halde sistem elestirisi yaptigi romanindan sonra insanin zihninde böyle bir görüntü olusuyor! Bu arada hemen belirtmeliyim ki, bu kitap Ferhan Sensoy'un ayni zamanda ilk erotik romani. Zaten ilginç, zaten muhalif bir adam. Üstüne bir de erotik roman yazmasi röportajin kremasi oldu!
KÖTÜ NIYETIM YOK
- Ben kitabinizi erotik ve muhalif buldum, siz nasil buldunuz?
- Evet, dogru bir teshis. Bu, erotik bir kitap. Kahramanimiz Sükrü, cinsel sorunlarini çözememis prototip bir Türk erkegi. Kendi çapinda bir isadami. Yaninda çalisanlar için de tabii ki SSK ödüyor. Fakat SSK ödemesine ragmen, çalisanlarinin ihtiyaçlarinin SSK tarafindan karsilanmadigini görüyor. Kan arandiginda kan yok, küvez arandiginda küvez yok. SSK primleri de giderek yükselen bir hale geliyor. Ödenemiyor. Bundan bunalmis durumdaki Sükrü birden bire bir yaz sicaginda SSK'yi mi ödesem, Yunan adalarina tatile mi gitsem diye düsünüyor ve hikaye böylece basliyor. Boris Vian'in "Mezarlariniza Tükürecegim" diye bir kitabi var biliyorsunuz. Fransizca yazsaydim bu kitabin adi "Mezarlariniza Çis Yapacagim" olurdu.
- SSK'yla alip veremediginiz nedir, söyler misiniz?
- Kitaptaki hikayeler gerçek. Sükrü'nün yaninda çalisan birinin çocugu oluyor ve küvöz vermiyorlar. O da SSK kantincisinden küvöz kiraliyor! Bu bizim tiyatroda çalisan bir arkadasimizin basina geldi ve kantinciden küvözü ben kiraladim! SSK hastanesinin kantincisi, gecesi bilmemkaç liradan küvöz kiraliyor! Baska bir çalisana kan gerekiyor, SSK'da kan bulunmuyor. Isveren olarak SSK'dan bunaldigim bir anda çikti bu roman!

- Insanlari SSK primlerini ödememeye tesvik etmek ve toplumda infial yaratmak gibi bir niyetiniz olabilir mi ?
- Hayir. Bu mümkün degildir ki. Ödemedikçe cezasiyla ödetirler zaten! Benim anlatmak istedigim bu kadar para öderken, karsiliginda hizmet alinmasi gerektigi!
- Kötü niyetiniz yok yani?
- Yok. Biz niçin SSK ödüyoruz? Kitap bunu soruyor.
DEVLET BENI SEVMEZ
- Ilk defa ne zaman muhalif oldunuz siz olan bitene ?
- Babama muhalefetle basladi benim bu dururum! Babam yapmak istediklerime karsi çikiyor ama ben onlari yapmak istiyorum. Bizim Samsun'da sinemamiz vardi. Biz o sinemanin içindeki bir apartman dairesinde otururduk. Apartmanin altindan da sinemaya özel bir geçis vardi. Ben oradan sürekli kaçarak sinemada film seyerederdim. Sürekli orada yakalanip eve götürülüyordum. Dogamda var bir baskaldiri. Ruhen anarsistim herhalde.
- Hayata ve genel olarak sisteme karsi bu muhalif tavriniz, devlet tarafindan sevilmeyen bir adam olmaniza neden oldu mu?
- Olmustur. Sevilmiyorumdur! Bana bayildiklarini sanmiyorum... Bugüne kadar Fikri Saglar disinda hiçbir kültür bakani tiyatromuza gelip oyun izlememistir mesela. Digerleri oyunu birakin, Ses Tiyatrosu'nun içini de görmemistir. Hiç merak etmiyorlar. Halbuki son bakanimiza çok uygun bir tiyatro bizim ki. Localar filan var bayagi istiraat edebilir. Türkiye'de baska locali tiyatro yok!
- Devletin sevdigi ve sevmedigi sanatçilar var midir?
- Sevdigi sanatçi sayisinin çok oldugunu sanmiyorum. Ama devlete yakin durmak isteyen, onlarla yakin olup bundan istifade etmek isteyen bir azinlik vardir sanatçi grubunun içinde. Dalkavuk diyecegim onlara. Onlar sanatçi midir bu da tartisilir. Bunlar azinliktir, çünkü sanatçi zaten genel anlamda baskaldiran, bir seyleri elestirendir.